cazibe Turki
4 terjemahan
| Terjemahan | Konteks | Audio |
|---|---|---|
|
umum
🇹🇷 Bu kampanyanın cazibesi çok yüksek.
🇹🇷 The attractiveness of this campaign is very high.
🇹🇷 Cazibe unsuru olarak yeni ürünler tanıtılıyor.
🇹🇷 New products are introduced as attractive features.
|
formal | |
|
umum
🇹🇷 Şairin sözlerindeki cazibe büyüleyiciydi.
🇹🇷 The charm in the poet's words was mesmerizing.
🇹🇷 O, doğanın cazibesiyle büyülenmişti.
🇹🇷 He was enchanted by the allure of nature.
|
sastra | |
|
formal
🇹🇷 Yerçekimi cazibe gücü ile belirlenir.
🇹🇷 Gravity is determined by the gravitational pull.
🇹🇷 Cazibe kuvvetleri uzayda önemli rol oynar.
🇹🇷 Gravitational forces play a key role in space.
|
ilmiah | |
|
umum
🇹🇷 Oyunlar çocukları cazibesiyle etkiliyor.
🇹🇷 Games attract children with their appeal.
🇹🇷 İnsanların cazibesi karşısında şaşırdım.
🇹🇷 I was surprised by people's charm.
|
penggunaan sehari-hari |